Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Eylül 2021 Pazar
Daha büyük ve yuvarlak kalça isteyenler.
İlerleyen yaş ile birlikte yüz çevresi ve dekolte bölgesinde olduğu gibi, kalçalarda da çeşitli deformasyonlar oluşuyor. Bu yüzden son yıllarda kadınlar tarafından kalça estetiğine talep arttı.
Zaman içinde kalçada oluşan doku kayıpları ve sarkmaların kalça estetik operasyonlarıyla giderilerek, kişinin vücuduna özel çözümler sunulduğunu belirten Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, konuyla ilgili görüşlerini şöyle anlatıyor.
DOKU YETERSİZLİĞİ VE SARKMALARDA OPERASYON İLE BAŞARILI SONUÇLAR
Geçen zamanın kalçalarda bıraktığı izlerden olan doku yetersizliği ve sarkma gibi çeşitli deformasyonlar, kalça estetiğinde aynı operasyon ile kolayca gideriliyor. Kalça askılama işlemini içeren bu operasyonda, kalçanın yukarı dikilmesi sayesinde daha dik ve sağlıklı bir görünüm elde ediliyor. Ameliyat izi olmadığından bu uygulama, kadınlardan çok rağbet görüyor.
KALÇA ESTETİĞİYLE İZLER KOLAYCA SAKLANABİLİYOR
Kalçaların özellikle de yan kısımlarında daha yoğun görülen içe çökmeler, yağ dolgusu yapılarak etkisiz hale getiriliyor. Bu sayede kalçanın daha orantılı ve yuvarlak hatlı bir görünüme sahip olduğunu söyleyen Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, konuyla ilgili :
“Kalça germe ameliyatında fazlalık deri kısım çıkarılarak, ameliyat izleri alt çamaşır kenarlarına uygun şekilde konumlandırılır, bu hafif izlerin en az ölçüde görünmesi sağlanır. Kalça estetiğinde uygulama genel anestezi altında, hastanın durumuna da bağlı olarak yaklaşık 4-5 saat kadar sürer.” diye konuşuyor.
KALÇA ESTETİĞİNDE 10 GÜN İSTİRAHAT
Kalça şekillendirme ameliyatlarıyla estetik sorunlarına veda eden kişiler, operasyonla aynı gün içerisinde evine dönebiliyor. Gevşemeyle deri elastikiyetini kaybeden kişiler, daha genç ve güzel bir görünüme bu uygulama sayesinde sahip oluyor. Hastanın bir gün hastanede yattıktan sonra evine çıkmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, 10-15 gün evde istirahatten sonra, kişilerin sosyal yaşantılarına dönebileceğini sözlerine ekliyor.
Babetler düztaban yapar iddiası doğrumu?
Babetler 'Düztaban' Yapıyor
Kadınların sıklıkla tercih ettiği ince burunlu ayakkabılar ile babetlerde yanlış seçimler, ayak sağlığını olumsuz etkiliyor.
Yazın yaklaşmasıyla birlikte birçok kadının estetik açıdan sık sık tercih ettiği babetler, topuklarda artan baskıya bağlı bilek ve kalçalarda ağrıya yol açarken; uzun süre giyildiğinde yürüyüşte şekil bozukluğu ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden oluyor.
Acıbadem Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Dilek Koç Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayakların vücut dengesinin sağlanmasında adeta kolon görevi gördüğünü belirterek, ayaklarda meydana gelecek bir olumsuzluğun tüm vücudu etkileyeceğini söyledi.
İnsan vücudunda ayakların 26 kemik, 33 eklem, 107 ligamen ve 19 kastan oluşan en komplike uzuvlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, ayakların vücudunun tüm ağırlığını taşımakla görevli olduğunu ifade etti. Yılmaz, gün içinde ergonomik olarak yanlış tercih edilen ayakkabıların sırt ve kalça ağırlarından kireçlenmeye kadar birçok sağlık sorununa yol açabildiğini bildirdi.
Yanlış ayakkabı seçimi sonrasında görülebilecek sağlık sorunlarından birinin duruş bozukluğu olduğunu anlatan Yılmaz, yüksek topukların vücudun ağırlık merkezini öne doğru iterek bel ve kalçanın normal duruşunu olumsuz etkilediğini söyledi. Yılmaz, bu durumda bel kavisinin arttığını, bunun sonucunda ise bel ve kalça kaslarında aşırı gerginlik ve ağrı oluştuğunu dile getirdi.
Yüksek topuklu ayakkabılar, diz ve bacak ağrısına yol açıyor
Yüksek topuklu ayakkabılar giyildiğinde vücut ağırlığının öne kayması ve dizlere aşırı yük binmesiyle birlikte diz ağrıların görülmeye başladığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Zamanla diz ekleminde kireçlenmelere yol açabiliyor. Ayrıca topuklu üzerinde daha çok kasılan baldır kasları bir süre sonra bacak ağrılarını da beraberinde getiriyor.
Topuk ne kadar yüksek ise ayağın ön kısmı öne doğru o kadar çok bükülüyor ve aşil tendonunu kısaltarak ağrılara yol açabiliyor.
Yüksek topuklu ayakkabıların sert arka kısımları ya da kayışları zamanla topuğu tahriş ederek topuk arkasında yer alan kemiğin büyümesine neden oluyor.
Yüksek topuklar vücut ağırlığını dengeli dağıtamıyor ve uzun süreli giyilmesi sonucu parmak diplerinde eklem ağrıları ortaya çıkıyor.
Ayrıca yüksek topuklar dengenin bozulmasına yol açtığından düşme riskini arttırarak bilek yaralanmalarına davetiye çıkarabiliyor."
Dar burunlu ayakkabılar parmakların yapısını bozuyor
Yılmaz, önü dar ayakkabıların başparmakta ağrılı kemik büyümesine, başparmağın iç taraftaki diğer parmaklara doğru eğilmesine neden olduğunu ve şekil bozukluğuna yol açtığını ifade etti.
Yüksek topuk ve önü dar ayakkabıların 3. ve 4. parmaklar arasında yer alan sinir dokusunda kalınlaşmaya yol açarak parmaklarda ağrı ve uyuşukluğa neden olduğunu belirten Yılmaz, "Parmak önü dar ayakkabılar, küçük parmakların orta eklem hizasında bükülmeler yol açıyor ve sonucunda parmaklar, ayakkabı giyilmezse bile bükülü kalıyor. Bu da çekiç parmak görünümüne yol açıyor" dedi.
Yılmaz, burnu dar ayakkabılar tercih edildiğinde baş parmaklarda tırnaklara sürekli baskı uygulandığından zamanla tırnak batması sorunu görüldüğünün altını çizerek, bununla birlikte nasır, mantar gibi diğer sorunlarla da sıklıkla karşılaşıldığını anlattı.
Babetler de masum değil
Yılmaz, babetlerin de çok sağlıklı olmadığına dikkati çekerek, "Babet ayakkabılar, yüksek topukluların tersine ayağa binen yükü öne değil topuğa kaydırarak burada yüklenmeye neden oluyor ve topuktaki baskı, bilek ve kalça ağrılarına yol açabiliyor" diye konuştu.
Babetlerin, dış taban kısmının çok ince olduğu için zeminden gelen darbeleri engelleyemediğinin de altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:
"Zemin ile ayak arasında kalın bir tabakanın olmaması ayak travmalarını beraberinde getiriyor.
Normalde ayakkabıların taban ve sırt kısımları, ayakların yayılmasını önlemek ve yük dağılımını desteklemek için daha sert ve ergonomik bir yapıda üretilmeliler. Ancak babetlerde böyle bir destekleyici bölge bulunmuyor. Bu yüzden babetler uzun süre giyildiğinde; yürüyüşte şekil bozukluğu, ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden olabiliyor."
Yılmaz, ayakkabı seçiminde ideal topuk yüksekliğinin 2-5 cm arasında olduğunu, ayakkabıların burun kısmının yuvarlak ve geniş olması, parmaklar yeterince rahat hareket edebilmesi gerektiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu:
"Sentetik materyallerden yerine doğal deriden yapılmış, hava sirkülasyonu olan ayakkabılar tercih edilmeli. Ayakkabının büyüklüğü en uzun parmağa göre seçilmeli. Eğer babetlerin rahatlığından vazgeçilemiyorsa, içine yumuşak bir destek konulmalı ve ayak kavisi desteklenmeli. Dolgu topuklarda ön ve arka kısmın eşit olması durumunda sorun yaşanmıyor ancak yine de dolgu kalınlığı 10 cm'yi geçmemeli. Aksi takdirde ayak yerden çok yükseliyor ve yaylanma bozulduğu için diz ve bel ağrıları gözleniyor.
Günün çoğunluğunu ayakta geçirenler için en ideal ayakkabı, bağcıklı yürüyüş ayakkabılardır. Bunlar; darbe emici tabanlı, geniş, içi pet ile desteklenmiş ve yüksekliği 2 cm'den fazla olmayan modeller olmalı."
Kadınların sıklıkla tercih ettiği ince burunlu ayakkabılar ile babetlerde yanlış seçimler, ayak sağlığını olumsuz etkiliyor.
Yazın yaklaşmasıyla birlikte birçok kadının estetik açıdan sık sık tercih ettiği babetler, topuklarda artan baskıya bağlı bilek ve kalçalarda ağrıya yol açarken; uzun süre giyildiğinde yürüyüşte şekil bozukluğu ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden oluyor.
Acıbadem Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Dilek Koç Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayakların vücut dengesinin sağlanmasında adeta kolon görevi gördüğünü belirterek, ayaklarda meydana gelecek bir olumsuzluğun tüm vücudu etkileyeceğini söyledi.
İnsan vücudunda ayakların 26 kemik, 33 eklem, 107 ligamen ve 19 kastan oluşan en komplike uzuvlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, ayakların vücudunun tüm ağırlığını taşımakla görevli olduğunu ifade etti. Yılmaz, gün içinde ergonomik olarak yanlış tercih edilen ayakkabıların sırt ve kalça ağırlarından kireçlenmeye kadar birçok sağlık sorununa yol açabildiğini bildirdi.
Yanlış ayakkabı seçimi sonrasında görülebilecek sağlık sorunlarından birinin duruş bozukluğu olduğunu anlatan Yılmaz, yüksek topukların vücudun ağırlık merkezini öne doğru iterek bel ve kalçanın normal duruşunu olumsuz etkilediğini söyledi. Yılmaz, bu durumda bel kavisinin arttığını, bunun sonucunda ise bel ve kalça kaslarında aşırı gerginlik ve ağrı oluştuğunu dile getirdi.
Yüksek topuklu ayakkabılar, diz ve bacak ağrısına yol açıyor
Yüksek topuklu ayakkabılar giyildiğinde vücut ağırlığının öne kayması ve dizlere aşırı yük binmesiyle birlikte diz ağrıların görülmeye başladığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:
"Zamanla diz ekleminde kireçlenmelere yol açabiliyor. Ayrıca topuklu üzerinde daha çok kasılan baldır kasları bir süre sonra bacak ağrılarını da beraberinde getiriyor.
Topuk ne kadar yüksek ise ayağın ön kısmı öne doğru o kadar çok bükülüyor ve aşil tendonunu kısaltarak ağrılara yol açabiliyor.
Yüksek topuklu ayakkabıların sert arka kısımları ya da kayışları zamanla topuğu tahriş ederek topuk arkasında yer alan kemiğin büyümesine neden oluyor.
Yüksek topuklar vücut ağırlığını dengeli dağıtamıyor ve uzun süreli giyilmesi sonucu parmak diplerinde eklem ağrıları ortaya çıkıyor.
Ayrıca yüksek topuklar dengenin bozulmasına yol açtığından düşme riskini arttırarak bilek yaralanmalarına davetiye çıkarabiliyor."
Dar burunlu ayakkabılar parmakların yapısını bozuyor
Yılmaz, önü dar ayakkabıların başparmakta ağrılı kemik büyümesine, başparmağın iç taraftaki diğer parmaklara doğru eğilmesine neden olduğunu ve şekil bozukluğuna yol açtığını ifade etti.
Yüksek topuk ve önü dar ayakkabıların 3. ve 4. parmaklar arasında yer alan sinir dokusunda kalınlaşmaya yol açarak parmaklarda ağrı ve uyuşukluğa neden olduğunu belirten Yılmaz, "Parmak önü dar ayakkabılar, küçük parmakların orta eklem hizasında bükülmeler yol açıyor ve sonucunda parmaklar, ayakkabı giyilmezse bile bükülü kalıyor. Bu da çekiç parmak görünümüne yol açıyor" dedi.
Yılmaz, burnu dar ayakkabılar tercih edildiğinde baş parmaklarda tırnaklara sürekli baskı uygulandığından zamanla tırnak batması sorunu görüldüğünün altını çizerek, bununla birlikte nasır, mantar gibi diğer sorunlarla da sıklıkla karşılaşıldığını anlattı.
Babetler de masum değil
Yılmaz, babetlerin de çok sağlıklı olmadığına dikkati çekerek, "Babet ayakkabılar, yüksek topukluların tersine ayağa binen yükü öne değil topuğa kaydırarak burada yüklenmeye neden oluyor ve topuktaki baskı, bilek ve kalça ağrılarına yol açabiliyor" diye konuştu.
Babetlerin, dış taban kısmının çok ince olduğu için zeminden gelen darbeleri engelleyemediğinin de altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:
"Zemin ile ayak arasında kalın bir tabakanın olmaması ayak travmalarını beraberinde getiriyor.
Normalde ayakkabıların taban ve sırt kısımları, ayakların yayılmasını önlemek ve yük dağılımını desteklemek için daha sert ve ergonomik bir yapıda üretilmeliler. Ancak babetlerde böyle bir destekleyici bölge bulunmuyor. Bu yüzden babetler uzun süre giyildiğinde; yürüyüşte şekil bozukluğu, ayak tabanında yayvanlaşma ve düztabanlık gibi ayak deformasyonlarına neden olabiliyor."
Yılmaz, ayakkabı seçiminde ideal topuk yüksekliğinin 2-5 cm arasında olduğunu, ayakkabıların burun kısmının yuvarlak ve geniş olması, parmaklar yeterince rahat hareket edebilmesi gerektiğini ifade ederek, şu önerilerde bulundu:
"Sentetik materyallerden yerine doğal deriden yapılmış, hava sirkülasyonu olan ayakkabılar tercih edilmeli. Ayakkabının büyüklüğü en uzun parmağa göre seçilmeli. Eğer babetlerin rahatlığından vazgeçilemiyorsa, içine yumuşak bir destek konulmalı ve ayak kavisi desteklenmeli. Dolgu topuklarda ön ve arka kısmın eşit olması durumunda sorun yaşanmıyor ancak yine de dolgu kalınlığı 10 cm'yi geçmemeli. Aksi takdirde ayak yerden çok yükseliyor ve yaylanma bozulduğu için diz ve bel ağrıları gözleniyor.
Günün çoğunluğunu ayakta geçirenler için en ideal ayakkabı, bağcıklı yürüyüş ayakkabılardır. Bunlar; darbe emici tabanlı, geniş, içi pet ile desteklenmiş ve yüksekliği 2 cm'den fazla olmayan modeller olmalı."
Sağlıklı yaşamak için tüketmek gereken besinler
Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Ancak diğerlerini yabana atmamak gerek!
- Yağlı Süt İştah keser ve osteoporoza karşı korur. ...
- Yeşil Çay. ...
- Sodyumlu Domates Suyu. ...
- Sıcak Çikolata. ...
- Nane Çayı ...
- Soya Sütü ...
- Kızılcık Suyu. ...
- Portakal Suyu.
Yararlı içecek listesinde akla gelen ilk içecek su olur. Aslında, ufak şikayetlerden osteoporoz (kemik erimesi) gibi ciddi rahatsızlıklara kadar pek çok durumda bağışıklık sistemimize destek olan başka içecekler de var. Hangi içeceğin hangi hastalıkları önlediğini merak ediyor musunuz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
İngiltere ve Amerika odaklı kategorik içerikler
1. Kişisel Finans, Kredi ve Bankacılık (40 Başlık) Bu kategori Adsense'de en yüksek CPC ($15 - $50) oranlarına sahiptir. 2026'nın ...
-
Her yazının sonunda: Benzer Konular ve diğer bloglarına link ver. Örnek: Son dakika magazin haberleri Güncel dizi haberleri S...
-
1 Ay Karbonhidrat Yemezsem Ne Olur? Vücudun Alarm Sistemi Popüler diyet listelerinin başında gelen "sıfır karbo...
-
"Türk kadınlarının yüzde 63'ü türban takmak istiyor. Bunun yüzde 46'sı Emine Erdoğan tarzı... Yüzde 4'ü ise kara çarşaf ...


